Neden Birbirimizin Fikirlerine Katlanamıyoruz? | İsmail Kılıçarslan

Ben ezilenler tarafındayım, diğerleri kayırılanlar tarafındaydı….1980 darbesini etkilerinin en sert hissedildiği yıllarda eğitim hayatına başlamış olan İsmail Kılıçarslan bu cümleyle betimliyor çocukluk yıllarını.

Türkiye’deki toplumsal sorunların bireysel hayatımıza nasıl etki etiğinin güzel bir örneği sevgili İsmail. Ancak onu farklı kılan bir şey var; maruz kaldığı sınıfsal ayrımcılıktan ve edindiği tecrübelerden memnuniyet duyması, hayatı iyi ya da kötü yerine bir tecrübeler bütünü olarak görmesi ve bizi biz yapan, hayata karşı duruşumuzu belirleyenin yaşadığımız olaylar olduğunu düşünmesi.

Ankara’da doğup büyüyen sevgili İsmail Marmara ilahiyat Fakültesi’ni kazandıktan sonra İstanbul’a geliyor ancak üniversiteyi kazanır kazanmaz bölümün ona göre olmadığını anlıyor ve fakülteyi yarım bırakıyor. Kendisine nedenini sorduğumuzda ise İstanbul’a gelmesinin asıl amacının yazar olmak, entelektüel çevrelerle temas etmek ve şiir yazmak olduğunu söyleyen İsmail Kılıçarslan’ın bu amacını layığı ile yerine getirdiğini söylemek mümkün. Sevgili İsmail eserleri ve yazıları ile bir çok prestijli ödülü kazanmış bir isim. Fakat aldığı ödüllerin yanı sıra sevgili İsmail’i farklı kılan solcu, liberal, muhafazakar fark gözetmeden her kesimden insanın dikkatini çekmiş ve takdirini toplamış işlere imza atmış olması.

Ben de bu röportajımızda İsmail’e, İsmail Kılıçarslan’ın gerçekte kim olduğunu ve Türkiye’nin mevcut ortamı hakkındaki düşüncelerini sordum. Hepimiz gibi kendisi de toplumdaki gergin ortamdan ve birbirimizin fikirlerine karşı tahammülsüzlüğümüzden şikayetçi. Toplumdaki bu ayrışmanın kendi hayatına yansımasını en çok Gezi zamanında hissettiğini ve Gezi olaylarından sonra bir çok arkadaşının kendisini sırf fikirleri yüzünden hayatlarından çıkardığını söylüyor. Politik fikirlerin dostluklara engel olabileceğini o zamana kadar hiç düşünmemiş olan Kılıçarslan, mevcut düzenin sorumluların politikacılar olduğunu ve bizi üniversite, camii üzerinden germeyi bırakmaları gerektiğini düşünüyor.

Güzel sohbetimize sizi de davet ediyor ve yazımı sevgili İsmail’in şu cümleleriyle sonlandırıyorum:

“Günün sonunda aradığımız tek şey huzur. İnsanın kalbi, gönlü huzuru bulduğu yere doğru akıyor…”

İsmail Kılıçarslan

Bir cevap yazın

To top