Çelik | Peki Sonra? 5. Sezon

Sanatçı Çelik bu röportajda hem kariyer yolculuğunu hem de son dönemde yaptığı sosyal yardımları anlatıyor.
Konuşmanın merkezinde ise tek bir şey var: “bağ kurmak.”
Toplumla kurulan bağın sahici olmadığında hiçbir başarının kalıcı olmayacağını vurguluyor.
Şöhretin, medyanın ya da desteklerin bir yere kadar taşıyabileceğini; ama sahnede, hayatta ve toplum karşısında gerçeğin ortaya çıktığını söylüyor.
Çocukluğundan bugüne uzanan hikayede; yokluk, mücadele ve üretim var.
Annesiyle yaşadığı sade hayat, mahalle kültürü ve “sepette ekmek” gibi detaylar aslında bu bağın nereden geldiğini gösteriyor.
Öte yandan son dönemde yaptığı yardım çalışmalarına da değiniyor.
Hatay başta olmak üzere sahada bizzat yer aldığını, gördüklerinin kendisine Türkiye’nin gerçek yüzünü anlattığını ifade ediyor.
Sosyal medyada hakkında çıkan bazı tartışmalara da net cevap veriyor: Başörtüsü meselesi üzerinden oluşturulan algıların gerçeği yansıtmadığını, kendisinin hiçbir zaman insanları ayrıştıran bir yerde durmadığını söylüyor.
Siyaset, toplum ve kutuplaşma konusunda ise açık: Türkiye’nin en büyük sorununun insanların kolayca birbirine karşı kışkırtılması olduğunu düşünüyor.
Dış politika ve ülke güvenliğiyle ilgili bölümde ise dikkat çeken bir vurgu yapıyor:
Dünyada krizler artarken Türkiye’de günlük hayatın devam edebilmesini “devlet gücü” olarak tanımlıyor.
Gençlerle ilgili düşüncesi de net: Hata yapmanın doğal olduğunu, önemli olanın fırsat vermek ve yapıcı olmak olduğunu söylüyor.
Son olarak kendi durduğu yeri şöyle özetliyor: Ne siyasetçi, ne kurum…
Sadece elinden geldiği kadar katkı sunmaya çalışan biri.

To top